Denetimlerin Lezzet Durakları

İki ay süren yoğun denetim sürecinden tadı damakta, hatıraları akılda kalanlar düştü Gezgin’in not defterine… İstanbul dışında, şirket yemekhanelerinin dışında yenen yemekler ve mekanlar bu yazının konusu… Gidince mutlaka denenecekler, hatta denemek için güzergahı oradan geçirilecek mekanlar…

Bir “Merhaba” yazısı olsun özlettiklerimize…

Bursa

–          Köfteci Kemal

Bursa deyince ekibimizin aklına ilk olarak daha önceden duyumlarını  bolca aldığımız “Köfteci Kemal” geldi…  Üç günün iki gününde öğle yemeği molamızı burada lezzetlendirdik.  Gerçek et ve köfte yemek için en uygun nokta burası. Tamamen aile işletmesinde yiyeceğiniz tatlıları ailenin babası yapıyor… Kararsız kalırsanız, ya da akşama bir şey yemem derseniz, bırakın sırayla getirsinler terbiye edilmiş ve lokuma dönmüş etleri… Methini duyduğumuz sütlü kadayıfı ise gittiğimiz günlerde yapmamış olduklarından yeme fırsatımız olmadı… Aklınızda olsun; Bursa’ya gidiyorsanız, Cumhuriyet Caddesi’nden Fomara Meydanı’na inerken, beyaz eşya satan dükkanların arasında kalan Köfteci Kemal’de karışık et-köfte ve sütlü kadayıf yemeden dönmeyin…

–          Arap Şükrü

Uzun süren denetim saatlerinin ardından, akşamın geceye kavuştuğu saatlerde yemek yemek için “Bursa’nın Nevizadesi” denilebilecek, resmi adının Sakarya Caddesi olduğunu sonradan öğrendiğim Arap Şükrü sokağına gittik. Altıparmak mahallesinde Yahudilik olarak bilinen bölgede yer alan balık lokantaları, sazlı sözlü eğlence yerlerinin bir arada bulunduğu ve taşıt trafiğine kapalı turistik bir sokak.  Yorgunluktan, ellerinde müzik aletleriyle gezen çalgıcılara şarkı söylememeleri için para vermek ister halde olmasak, bizim için Bursa’da balık yemenin ötesinde bir keyif bırakacaktı Arap Şükrü sokağı…

–          Uludağ Kebapçısı

İki gün üst üste sütlü kadayıf yiyemeyince, hele bir de İskender kebabın evinde olunca son günümüzün öğle arasında Cemal ve Cemil kardeşlerin Eski Garaj’daki “Uludağ Kebapçısı” nda aldık soluğu… İskender’de en önemli şey, etin kalitesi olsa gerek. Dana ve kuzu etini, kuzu ağırlıklı olmak üzere birlikte kullanıyorlar. Kullandıkları etin sırrı nedir sormaya fırsatımız olmadı, ama çok lezzetliydi.  Salça ve tereyağ yeter miktarda kullanılmıştı ve etin lezzetini maskelemiyordu. Dikkatimi çeken şey ise sipariş geldikten sonra etleri kesmeleri.. Daha önceden kesip bekletmiyor, sipariş sırasına göre kesiyorlar.  Sizden sonra gelen komşulara daha önce servis edilirse şaşırmayın, bir tür torpil işliyor…   

 Ankara

–          Göksu Restoran

Öğlen saatlerinde Kızılay’da yemek yiyeceğiniz düzgün bir yer arıyorsanız Göksu Restaurant doğru bir seçim olacaktır. Bayındır sokaktaki bu mekanı  tamamen lambri kaplı duvarları biraz kasvetli yapsa da, lezzetli yemeklerini fahiş olmayan fiyatlara, hızlı ve özenli servisiyle göz dolduruyor. Yan masaya gelen 4 – 5 kişiye yetecek iki kişilik tek suflede gözünüzün kalmaması için sipariş verirken sufleye yer ayırmayı unutmayın…

–          Sadık Usta Cağ Kebapçısı

Ankara Kalesi girişi ve Çengelhan Rahmi Koç Müzesi’ne ulaşmadan hemen önce bulacağınız Sadık Usta’da Ankara’nın en iyi cağ kebabını yiyebilirsiniz… Dur diyene kadar kebap getirmeye devam edeceklerini, kapalı ayran yerine kendi yapım ayranlarını içmeniz gerektiğini ve hafif ve leziz kadayıf dolmasına da yer ayırmayı unutmayın…

–          Bursa Uludağ İskender

Kalitesi, temizliği ve en önemlisi lezzetiyle, Ankara’da İskender kebap nerede yenir sorusuna yıllardır tereddütsüz yanıt olan Ulus Denizciler Caddesi’ndeki Bursa Uludağ İskender’e mutlaka gitmenizi öneririm. Aç karnına olmasanız bile ekmek kadayıfının tadına bakınca ikinci porsiyonu isteyebilirsiniz, aman dikkat 

Yol Üstü Durakları

İstanbul’dan Ankara’ya otomobille yolculuk ederken uğradığımız iki duraktan da biraz olumsuz bahsedeceğim…

–          Sabahattin’in Yeri

Bolu yakınlarındaki “Sabahattin’in Yeri”nde kahvaltı  molası verdiğimizde özellikle peynir yönünden zengin bir açık büfeyle karşılaştık. Peynir tabaklarının üzerine hangi peyniri sunduklarını yazmamış olmaları bizi hayal kırıklığına uğrattı… Kahvaltı ederken severek yediğimiz onca peyniri yöresel market bölümünden alma şansımız olmasına karşın hangisi olduğunu bilemediğimiz için elimiz boş çıkarken onlar da satıştan oldular…

–          Berceste

Dönüş yolunda dinlenmek ve çay içmek için uğradığımız Berceste’de aramızdan pilav üstü tas kebap yiyenler de, biz çaya kavrulmuş  mısır katık edenler de lezzetsizlikten yakınarak kalktık. Yoğun insan trafiğine güvenerek bu kalitesizlikle devam ederlerse erken kaybedecekleri açık…

Bu yazı Şehir Hayatı, Yeme İçme kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir